NÜFUSUN GELİŞİMİ, DAĞILIŞI VE NİTELİKLERİ

2009-03-11 23:14:00
Nüfus Sayımları

NÜFUS SAYIMLARI

Nüfus sayımı

Bir ülkenin sınırları içinde yaşayan kişilere yönelik demografik, ekonomik ve sosyal verilerin toplanması ve bu verilerin değerlendirilmesi işlemine nüfus sayımı denilmektedir. (Belli bir ülkede yaşayan insanların belli bir günde sayılması demektir )Sayımın yapıldığı güne “ sayım günü” denir.

Tarih boyunca çeşitli amaçlarla birçok nüfus sayımları yapılmıştır. Ancak yapılan sayımlar bu günkü sayımlarla aynı özellikte olmayıp günümüz sayımlarına göre yapılış, amaç, elde edilen sonuçlar bakımından oldukça yetersiz durumda idi.

 

20. yüzyıldan önce yapılan nüfus sayımlarının özellikleri

1- Bu sayımlar genel olarak çok dar amaçlara hizmet etmek için ( Asker ve vergi alma işlemleri) yapılmaktaydı.

2- Bu nüfus sayımları belirli aralıklarla yapılan periyodik sayımlar değildi.

3- Bu sayımlarda elde edilen bilgilerin bulunduğu istatistikler yeterince tutulmamış ve değerlendirilememiştir.

4- Bu sayımlarda ülkeler arasında bir birlik ve uygulamada ortaklık yoktu, dünya ülkeleri kendilerine göre değişik sayım yöntemleri kullanıyordu.

5- Bu sayımların sonuçları sıhhatli değildi ve düzenli olmadığı için dünya nüfusu hakkında yeterli bilgiler vermiyordu.

Dünyada ilk modern manada nüfus sayımları İskandinav Ülkelerinde yapılmıştır.

 

Ülkemizde nüfus sayımları

        Osmanlı İmparatorluğu döneminde istatistik çalışmaları, başlangıçta devlete belirli hizmetler yapmakla yükümlü memur ve sipahilere bırakılan gelir kaynaklarının nicelik ve değişmelerini saptamak amacıyla, 30–40 yıl gibi aralıklarla nüfus ve toprak sayımları yapılması şeklinde düşünülmüştür.

      Osmanlı Dönemi öncesine ilişkin istatistik çalışmaları hakkındaki bilgilerimiz ise eksiktir.

      İmparatorluk yeni kurulduğu sıralarda nüfusla birlikte tarım ve arazi konularında bilgi toplamaya özel önem verilmiş; 1326–1360 ve 1360–1389 yılları arasında toprak ve nüfus sayımları yapılmıştır.

      Daha sonra Padişah Kanuni Sultan Süleyman genel bir sayım yaptırmaya teşebbüs ederek, bunun her yüzyılda bir tekrar edilmesini Kanunname’ye yazdırtmıştır. Tarihçiler bu dönem içinde 1566–1574 yıllarında Genel Nüfus ve Arazi Sayımı, 1608 yılında tekrar bir nüfus sayımı uygulandığını yazmaktadır.

      Kemankeş Kara Mustafa Paşa Sadrazamlığı sırasında nüfus sayımlarının ülke için gereğini belirtmiş ve bunların otuz yılda bir tekrarlanmasını karar altına aldırtmıştır. Ancak sayısız savaş nedeniyle, bu süreye gereğince uyulmadığı gibi, sayım girişimleri sonuçlandırılamamış, fakat çalışmalara ve bilgi toplama faaliyetine devam edilmiştir.

      19.Yüzyılın başından itibaren Âdemi Merkeziyet sistemine dayalı olarak merkezde her nezarette, taşrada ise vilayet ve kazalarda istatistik büroları açılmış ve bunların çalışmalarını takip ve kontrol etmek için de ayrı bir merkezi organ kurulmuştur.

      Başarı ile sonuçlandırılan ilk Nüfus Sayımı 1831 yılında yapılmıştır. Esas amacı askerlik yapabilecek halkın sayısı ve yeni vergi kaynaklarının saptanması olan bu sayımda, Rumeli ve Anadolu’da bulunan tüm İslam ve Hıristiyan erkek nüfus kapsanmıştır.

      II. sayım 1844 yılında kadın nüfusu da kapsayan bir nüfus sayımı daha yapılmış, amacı da kimlik verilecek vatandaşları belirlemektir. 1854’te ise yeni bir nüfus sayımına daha girişilmişse de bunun sonuçlandırılması kabil olmamıştır. 1870 yılında yapılmasına karar verilen Genel Nüfus Sayımı da uygulanamamıştır. III. sayım 1874’te yapıldı, Tuna vilayetleri sayıldı, Trablusgarp ve Arabistan nüfusu tahmin edildi. Bu sayıma göre Anadolu’daki nüfus sayısı 12 milyon civarında idi.

      Aynı dönemde Nüfus Sicili Nizamnamesi çıkarılmış ve ilk kez Nüfus Müdürlüğü kurularak nüfus tezkereleri ile doğum, ölüm, yer değiştirme olaylarının kaydına başlanmıştır. 1891 yılında Bab-ı Ali’de Merkezi İstatistik Encümeni kurulmuş, istatistik hizmetleri kanuni bir esasa bağlanmıştır.

      1918 yılında çıkarılan yeni bir kanunla istatistik faaliyeti sadarete bağlı istatistik Müdüriyet-i Umumiye’ si bünyesinde toplanmış, kanunun uygulamasına bir yıl devam edildikten sonra kaldırılmış ve eski sistem Cumhuriyete kadar devam etmiştir.

 

Cumhuriyetten Sonra Nüfus Sayımları

     “Efendiler, nüfus meselesi bir memleketin en önemli hayati meselelerindendir. İdarî, askerî, malî ve iktisadi meselelerde memleket nüfusunun gerçek sayısını bilmek ne kadar gerekli ise her sene yapılacak istatistiklerle nüfusun artış veya azalış miktarı anlaşılmadan artış nedenlerinin devam ettirilmesi ve azalış nedenlerinin yok edilmesi için tedbir almanın mümkün olmayacağı bellidir. Bundan dolayı yeniden nüfus sayımı yapılmasına pek acil ve kesin bir lüzum muhakkaktır.” Atatürk  

         Cumhuriyetin ilanından sonra, Türkiye’nin karşılaştığı önemli ihtiyaçlardan biri de ülkemizde yaşayan nüfusun sayısının, sosyal ve ekonomik niteliklerinin bilinmesi olmuştur.

Ülkemizde ilk düzenli sayım cumhuriyet döneminde 1927’ de yapıldı. İkincisi 1935 ‘de yapıldı. Bundan sonra her beş yılda bir yapılarak devam edildi.1990 ‘dan sonra ise her 10 yılda bir yapılması yönünde karar alındı. Seçimler nedeniyle listeleri yenilemek için 1997’de bir nüfus sayımı daha yapıldı. En son sayım 22 Ekim 2000 tarihinde ülkemizde on dördüncü genel nüfus sayımı gerçekleştirilmiştir.

          Son sayımda nüfusumuz 67. 844.000 olarak belirlendi. Ülkemizde sayımların yapılması ve sonuçlarını D.İ. E. tarafından yapılmaktadır.

 

               NÜFUS SAYIMLARI NEDEN YAPILIR? 

       1- Nüfusun sayısını belirlemek, 

       2- Nüfusun özelliklerini ortaya çıkarmaktır.

   Nüfus sayımları ile nüfusun sayısı ile bireylerin doğum tarihleri, doğum yerleri, eğitim durumları, cinsiyetleri,  meslek durumları, nüfus artışı gibi bilgiler elde edilir. Buna nüfus istatistikleri denir. Nüfus istatistiklerinden faydalanarak nüfusun ortaya çıkarabileceği problemleri önceden tespit etmek ve bunlara önlem almak mümkündür.

   

20. yüzyıl öncesi nüfus sayımlarının amaçları

Modern nüfus sayımlarının amaçları

Asker sayısını belirlemek,

Vergi yükümlülerini belirlemek

Devlete belirli hizmetler yapmakla yükümlü memur ve sipahilere bırakılan gelir kaynaklarının nicelik ve değişmelerini saptamak amacıyla,

Tarım ve arazi konularında bilgi toplanmaya çalışılması,

Okuma yazma bilmeyen nüfusun belirlenmesi ve buna göre okuma yazma seferberliğine başlanması,

İşsizlerin sayısının belirlenmesi ve buna göre iş sahalarının açılması,

Okula başlayacak çocuk sayısının belirlenmesi ve ona göre okul ve derslik yapılması,

Ülkelerin ihtiyacı olan öğretmen, doktor, mühendis vb. ihtiyacını belirlemek,

Ülkelerin nüfus artış hızını tespit etmek ve nüfus planlamasının yapılması veya nüfus artırma çalışmalarına başlanması,

Ülke kaynaklarının tespiti ve nüfusa göre kullanımının planlanması,

Ülkelerde meydana gelen nüfus hareketlerini tespit etmek ve bunun ortaya koyacağı sonuçlara gerekli önlemler almak,

Asker sayısı ve askerlik sürelerinin belirlenmesi,

 

Nüfus sayımının amacı: Sayımın uygulama tarihinde sınırlarımız içinde bulunan nüfusun büyüklüğünü, idarî bölünüşe göre dağılımını ve başlıca demografik, sosyal ve ekonomik niteliklerini tam ve doğru olarak tespit etmektir.

    Bir ülkenin kalkınmasında alınan kararların amaçlanan hedeflere ulaşması için ülkenin mevcut kaynaklarının bilinmesi gerekir. Bu kaynakların en önemlisi insan kaynaklarıdır. Bir ülkede nüfusun miktarı, nitelikleri, yaş gruplarına göre, ekonomik faaliyetlere göre dağılımı, cinsiyet yapısı gibi özelliklerin bilinmesi gerekir. Bir ülkenin gerçekçi bir kalkınma planlaması ancak nüfusun niteliklerinin bilinmesi sayesinde yapılabilir. Modern nüfus sayımları da bu nitelikleri ortaya koymak için yapılmaktadır. Ayrıca nüfus artışının ortaya koyacağı sorunları önceden tespit etmek ve bunlara önlemler almak ve sorunları çözmek için gerekli planlamalar bu bilgiler sayesinde yapılabilmektedir.

 

           Nüfus sayımlarında sorulan sorular şu üç özelliği ortaya çıkarmaya yöneliktir.

          1- Nüfusun coğrafi dağılışı ortaya koymak,          

          2- Ev halkının yapısını ortaya çıkarmak  

         3- Kişilerin sosyal ve ekonomik özelliklerini ortaya çıkarmak.

 

Nüfus sayımları sonucunda;

                 

                  1-Nüfusun sayısı,                                                                              

                  2-Artış hızı,       

                  3-Kır – kent nüfus özelliği,                                                                

                  4-Yaş gruplarına göre dağılım,

                  5-Cinsiyet durumuna göre dağılım,                                                

                  6-Nüfusun eğitim durumu,    

                  7-Nüfus hareketleri (İç ve dış göçler),                                         

                  8-Aktif nüfus özelliği,( Üretici-  tüketici nüfus)                               

                  9-Nüfusun meslek gruplarına dağılımı yani sosyo ekonomik yapısı öğrenilir.   

 

       Bir ülkenin nüfusunun niteliklerini bilmesi, kalkınma önceliklerini belirlemesi açısından önemlidir. Nüfus bir ülke için önemli bir güç aynı zamanda kaynaktır. İnsan kaynağı planlı ve doğru kullanıldığı sürece ülkelerin kalkınmaları ve gelişmeleri oldukça kolay olmaktadır.

   Türkiye’nin nüfusu 1997 yılına göre 62,8 milyon ile Dünya’da 15. sırada ve Avrupa’da Almanya’dan sonra 2. sırada bulunur. Ancak bu haliyle kalabalık olmayan ülkeler arasındadır. 

        1997 sayımına kadarki sayımlar De Facto (dö faktö) yöntemine göre yapılıyordu.1997 de De Jure (dö jur) yöntemi de kullanıldı.   

 Nüfus sayımlarının hazırlık çalışmalarından sonuçların yayınlanmasına kadar olan tüm süreçlerin planlanması ve yürütülmesi yoğun ve uzun dönemli bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu çalışmaları yürütmek üzere başkanlığını DİE Başkanının yaptığı ve nüfus alanındaki bilim adamları, DİE ve ilgili kurumların temsilcilerinden oluşan “2000 Genel Nüfus Sayımı Komitesi”, Haziran 1998 tarihinden itibaren çalışmalarına başlamıştır.

DİE tarafından yürütülen faaliyetler:

1-Sayım yöntemine ve tarihine karar verilmesi,

2-Soru kâğıdının hazırlanması,

3-Alan organizasyonunun planlanması,         

4-Sayım değerlendirme çalışmalarının planlanması ve geliştirilmesi,

5-Sayımın tanımı,                                           

6-Soru kâğıdının basımı,

7-Sayımda görev alan personelin eğitimi,       

8-Sayımın değerlendirme çalışmalarının yürütülmesi ve veri analiz çalışmalarının tamamlanması     

9-Sonuçların yayınlanması,

 

İçişleri Bakanlığı teşkilatı tarafından yürütülen faaliyetler,

1-Sayımın adres çerçevesini belirleme çalışmaları,         

2-Sayım komitelerinin oluşturulması,

3-Sayımda görev alan personelin seçimi,                        

4-Sayımın uygulanması

 

 2000 Nüfus Sayımında Yöntem: Daha önceki sayımlarda olduğu gibi 2000 Genel Nüfus Sayımı da bir gün için içinde sokağa çıkma yasağı uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Nüfus sayım memurları hane halkı teşkil eden ve hane halkı teşkil etmeyen yerleri tek tek ziyaret edip, ilgili kişi ile yüz yüze görüşerek soru kâğıdını doldurmuşlardır.

      2000 Genel Nüfus Sayımının değerlendirilmesi 26 Ağustos 2002 tarihi itibariyle 22 ayda tamamlanmış olup il, ilçe ve köy bazında nüfuslar kesinleşmiştir.

      2000 Genel Nüfus Sayımından önceki sayımların değerlendirilme süresi yaklaşık 3,5–4 yıldır. 2000 Genel Nüfus Sayımı ise 2 yıldan daha kısa sürede değerlendirilmiştir.  

2141
0
0
Yorum Yaz